24 Haziran 2015 Çarşamba

Neden Hazır Dekoratif Kaplamalar?

Modern cephe kaplamalarının sunduğu çok yönlü tasarım olanakları, büyük oranda boya ve kaplama malzemeleri alanındaki yeniliklere dayanıyor. Kullanıma hazır dekoratif kaplama ürünleri de binaların cephelerini sadece güzelleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda güneş, rüzgar ve yağmur gibi dış etkenlere karşı da koruyor. 

Renk konusu, tasarım unsuru olarak modern mimaride giderek önem kazanıyor. Dış cephelerin amaca uygun, atmosfer yaratan renklerle tasarlanması, binaların karakterini yansıttığı gibi bulunduğu çevreye de canlılık kazandırılmasını sağlıyor. Konutlara alternatif renk ve doku seçenekleri ile farklılaşma şansı sunuyor. Baumit Hazır Dekoratif Kaplamalar, hem kolay hem de pratik bir şekilde uygulanabildiği için uygulama esnasında zamandan ve işçilikten de tasarruf sağlıyor. 



Yaygın olarak kullanılan toz mineral kaplamaların aksine, Baumit Hazır Dekoratif Kaplamalar daha dayanıklı, daha uzun ömürlü olmaları sebebi ile daha uzun garanti süreleri sunuyor. Baumit dış cephe yalıtım sistemleri ile mükemmel şekilde uyumlu olan Hazır Dekoratif Kaplama ürünleri yüksek kaliteli pigmentler ile yaratılan canlı renkleri ile ilk günkü parlaklığını uzun yıllar muhafaza edebiliyor. Avrupa’nın dış cepheler için en zengin renk sistemi olan Baumit Life®’ın sunduğu 888 renk alternatifi ile çok çeşitli ve kişisel renk kullanımına imkan veriyor. 

Baumit Hazır Dekoratif Kaplama ürünlerinin önemli özellikleri ve toz kaplama ürünlerine göre farklılıkları ise aslında neden bu ürünlerin tercih edilebileceğini anlatıyor. 
Mükemmel renk dayanıklılığı ve UV’ye karşı direnç
İklim etlilerine karşı direnç
Isı yalıtım sistemlerine uygun
Kullanıma hazır ürünler, güvenilir kalite
Tek seferde uygulama
Ayrıca boya gerektirmez
Daha dayanıklı ve uzun ömürlü

Yüksek su itici

Baumit’den mantolama yaptırmayı düşünenlere ipuçları…

Mayıs ayı ile birlikte dış cepheler için de yenilenme dönemi başlıyor. Son yıllarda dış cephe ısı yalıtımı, özellikle enerji tasarrufu avantajı ile renovasyon çalışmalarında öne çıkan uygulamaların başında geliyor. 

Ancak fiyat alırken ve karar verirken pek çok soru ile karşı karşıya kalınıyor. Isı yalıtımının uzman markası Baumit ‘in Teknik Uygulama Sorumlusu Ali Germili, dış cephe ısı yalıtımı konusunda sıklıkla sorulan soruları yanıtlayarak  dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda ipuçları veriyor. 

Soru: Isı yalıtım sisteminin dayanıklılığı nasıldır? Kaç yıl sonra malzemenin değiştirilmesi gerekir?
Cevap: EPS, suya ve mikro organizmalara karşı dayanıklılığı sayesinde uzun ömürlü bir malzemedir. İsviçre’de yapılan bilimsel bir araştırmada polistirolun 30 yılın üzerinde bir dayanıklılığa sahip olduğu tespit edilmiştir. Yani profesyonel bir uygulama ile ısı yalıtım sistemi de bir binanın kullanım ömrüne paralel bir dayanıklılığa sahip olacaktır. 

Soru: Dış cephe ısı yalıtımı, iç cephe ısı yalıtımına tercih edilmeli midir?
Cevap: Binanın dış yüzeyine uygulanan ısı yalıtımı, hem içeri hem de dışarı doğru ısı transferini bariz bir şekilde önlemektedir. Odalardaki ısı duvarlara nüfuz etmekte ve burada güçlü bir şekilde frenlenmektedir. Kaloriferlerin söndürülmesinden sonra da “şömine etkisi“ devreye girmektedir. Yani ısınmış olan duvarlar ısıyı odaya geri vermektedir. Duvar malzemesi ne kadar masif ise, depolanan ısı enerjisi miktarı da o oranda fazla olmaktadır. Bunun yanı sıra, dış cephe yalıtımında konut mekanında alansal kayıp meydana gelmemektedir. Buna karşın, iç cephe ısı yalıtımı çok daha karmaşık ve teknik olarak oldukça zahmetli bir işlemdir.

Soru: Bir ısı yalıtım sisteminde mantar/küfleme oluşumu tehlikesi mevcut mudur?
Cevap: Bunun tam tersi geçerlidir: Konut alanlarında sıcak iç mekan havası soğuk bina kısımları ile temas ettiğinde ve duvarlarda yoğuşma suyu meydana geldiğinde mantar oluşumu ile karşılaşılmaktadır. Buna karşın dış cepheleri iyi yalıtılmış konutlarda sağlanan yüksek yüzey sıcaklıkları sonucunda mekan havası ile duvar arasındaki sıcaklık farklılıkları ortadan kalkmakta ve böylelikle yoğuşma suyu ve sonrasında mantar –küf oluşumu en aza indirgenmektedir.

Soru: Yalıtılmış duvarların nefes alamadığı ve mekanda boğucu bir havanın oluştuğu (yani bir tür “plastik torba etkisi”) doğru mudur?
Cevap: Hayır, bu doğru değildir. Hatta dış cephelerde en yaygın olarak kullanılan yalıtım malzemesi olan EPS, ahşap malzemeye yakın seviyede bir difüzyon katsayısına sahiptir. İç mekan havasının tazeliği sadece duvarların özelliklerinin ötesinde, doğru havalandırmaya bağlıdır. Mesela pencere ve kapıların tümüyle açılarak cereyan yaptırılması gibi.



Soru: Bir ısı yalıtım sistemi, daha düşük bir hava nemi oranı nedeniyle, konut iklimini daha da kötüleştirebilir mi?
Cevap: Tam tersine, profesyonel bir şekilde uygulanmış bir ısı yalıtım sisteminde konveksiyon yoluyla ısı geçişi önlenmektedir. Yani, soğuk iç duvarların neden olduğu rahatsız edici “ısının çekilmesi hissi” ortadan kaldırılmaktadır. Dışarıdan yalıtılmış duvarlar sayesinde evinizdeki iç duvarlar ile iç mekan havası arasındaki sıcaklık farkları dengelenmektedir. İçeride, kaloriferler tam kapasite çalıştırılmak zorunda kalınmadan, her yer eşit oranda konforlu bir sıcaklığa kavuşmaktadır.

Soru: Isı yalıtım sistemine yapılan bir yatırım ne kadar sürede kendini karşılamaktadır?
Cevap: Eski yapı stokundaki binalarda, dış cephe üzerinden ısı kayıpları çoğu durumda üçte bir oranında azaltılabilmektedir. Binanın eski dış cephesinin zaten zorunlu olarak tadilata ihtiyaç duyuyor olması koşuluyla, bir ısı yalıtım sisteminin maliyeti yapının durumuna göre 3-4 yıl içerisinde karşılanmaktadır.

Soru: EPS esaslı bir ısı yalıtım sistemi sağlığa zararlı maddeler içerir mi?
Cevap: Hayır. EPS gibi klasik yalıtım malzemeleri, aynı zamanda yiyecek maddelerinin ambalajlanmasında kullanılmaktadır. Üretimleri sırasında floroklorokarbonlar ve hidrofloroklorokarbonlar açığa çıkmaz. Malzemenin içerdiği polistirol boncuklarının şişirilmesi için itici gaz olarak, doğal gaz gibi olduğu haliyle doğada bulunabilen bir gaz olan pentan kullanılmaktadır. Bu gaz, ozon tabakası üzerinde de, insan organizması üzerinde de zararlı bir etkiye sahip değildir. Bu durum Münih Isı Korunumu Araştırma Enstitüsü tarafından da belgelenmiş ve EPS iç mekanlarda sakıncasız bir şekilde kullanılabileceği onaylanmıştır.

Soru: Isı yalıtım sistemi nedeniyle evin dış görünümü değişmek zorunda kalacak mı?

Cevap: Bu zorunlu değil. Eğer ince fakat buna karşın yüksek verimliliğe sahip yalıtım plakaları kullanılırsa, binanın mimarisi bozulmamaktadır. Böyle ısı yalıtım sistemlerinin ayrıca evin daha çok ışık almasını (daha az gölge) ve mevcut çatı saçaklarından yararlanmasını (çatı saçaklarının daha da uzatılmasına gerek kalmaz) sağlayan bir avantajı da bulunmaktadır.